fbq('track', 'ViewContent'); fbq('track', 'Search');

Kanal Tedavisinde Başarısızlık Nedenleri

Kanal Tedavisinde Başarısızlık Nedenleri Kanal tedavisi yüze yüz başarı oranına sahip bir tedavi yöntemi değildir. Tüm ideal şartlarda bile yani dişin durumu, hastanın uyumlu olmasına ve diş hekiminin işini en iyi şekilde yapmasına rağmen yine de başarısızlık söz konusu olabilir. Kanal tedavisinde başarısızlığın olası nedenleri; - Hastadan kaynaklanan / Hekimden kaynaklanmayan nedenler; Hastanın gecikmesi, dişin iltihabının başlamasından çok sonra iltihap ilerlediğinde tedaviye gelmesi (Ağrı, iltihap ilk hissedildiğinde diş hekimine gidilmelidir) Hastanın uyumsuz olması ( korkan veya çocuk hastalar) nedeniyle çalışılamaması yada steril çalışılamaması. (Hastanın tedavi öncesi sakinleşmesi, gerekiyorsa bunun için uygun ilaç kullanılması gerekir, refleksi olan hastalarda bunu azaltıcı önlemler alınmalıdır) Hastanın tedavi için randevularına zamanında gelmemesi. Tedavi sırasında antibiyotik kullanılmaması veya düzgün kullanılmaması. (Saatlere tam uyarak antibiyotik tam kutu olarak kullanılmalıdır) Köklerin eğri olması, kök içerisinde yan kanallar olması, kanalın çatallaşarak ikiye ayrılması, normalden fazla ekstra kökler olması, köklerin çok dar olması, köklerin tamamen tıkalı olması Ortamdaki bakterilerin çeşitliliği, dirençli olması Kanal tedavisi yapılmış olan dişin üzerinde aşırı kuvvet uygulanması (Şişe açmak, kuru yemiş kırmak gibi)  veya darbe gelmesi - Diş Hekiminden veya Klinik Şartlarından Kaynaklanan Nedenler; Tedavi yapılan kliniğin olumsuz şartları ( yeterince temiz, steril bir ortam olmaması, gerekli malzemenin olmaması) Tedaviyi yapan hekimin yeterince tecrübeli veya ilgili/dikkatli olmaması Kanal tedavisi sırasında, kanal aletinin kanal içerisinde tedavi başında yeterince sterilizasyon yapılamadan kırılması (Yeterince sterilizasyon yapıldıktan sonra kanal genişletme yapılmalı, bundan sonra alet kırılırsa daimi dolgu yapılıp diş izlenmelidir. Erken aşamada yeterince sterilizasyon yapılmadan kanal aleti kırılırsa dişin çekilmesi gerekebilir) Kanal tedavisinde kullanılan tekniklerin yetersizliği. (Kanal içi iyice temizlenmeli, NaOH (Sodyum Hipklorit) ve Klor Heksidin ile  dezenfekte edilmelidir) Kanal içinin iyice genişletilmemesi (El aletleri yetersiz kalmaktadır, bu nedenle Endodontik...
Kanal Tedavisi Yapılmış Dişin Yeniden Tedavisi

Kanal Tedavisi Yapılmış Dişin Yeniden Tedavisi

Kanal Tedavisi Yapılmış Dişin Yeniden Tedavisi Kanal tedavisi %100 başarı oranı olan bir tedavi değildir. Bir çok etkene bağlı olarak başarısızlık söz konusu olabilir ve kanal tedavisi sonrasında şikayetler gelişebilir. Kanal tedavisi sonrasında şikayetler olmasa bile tesadüfen çekilen röntgenlerde kök ucunda lezyon görülebilir. Kanal tedavisi yapılmış dişte sorun varsa diş yeniden kanal tedavisi yapılır veya diş çekilir. İyileşmemiş bir kanal tedavili diş öylece bırakılmamalıdır. İyileşmemiş kanal tedavili diş  ağızda bırakılırsa enfeksiyon odağı olabilir ve çeşitli organlara yayılabilir, sitemik ve hayati tehlike söz konusu olabilir. Kanal tedavisi yapılmış bir dişte sorun varsa ilk olarak kanal tedavisinin yenilenmesi düşünülmelidir. Kanal tedavisi yapılmış bir dişin tekrar tedavi edilebileceğine kanaat getirilmişse bir veya iki seansta dişe yeniden kanal tedavisi yapılabilir. Kanal tedavisi yapılmış dişte, ilk tedaviden farklı olarak çok daha fazla çeşitli bakteriler bulunur ve bu bakterilerin bir kısmı dirençli olabilir. Aerob (hava bulunan ortamda üreyen) ve Anaerob (havasız ortamda üreyen) bakteriler olduğu gibi, gr(+) ve gr(-) bakteriler de bulunabilir. Daha önce kanal tedavisi yapılmış ve başarısız olunmuş dişlerde büyük oranda  Enterococcus Faecalis adında bir bakteri de görülmektedir. Bu durum tedavinin başarı oranını ilk kez tedavi edilecek bir dişe oranla düşürmektedir. Kanal tedavisi yapılmış bir dişte tedavi yenilenecekse çok daha hassas olunmalı ve işlemler fazlaca tekrarlanmalıdır. Kanal tedavisi olmuş dişlerin tedavisinde izlenmesi gereken yöntemler; Tedaviye başlamadan önce ağız KlorHeksidinli gargara ile çalkalanmalıdır. Diş yüzeyi NaOH (Sodyum Hipoklorit) ile dezenfekte edilmelidir. Tercihen rubber-dam denilen izolasyon tekniği kullanılmalıdır. Tükrük emici kullanılmalı ve hastaya steril bir çalışmaya başlandığı hatırlatılmalıdır. Eski dolgu daha fazla madde kaybına neden olmayacak çekildedikkatlice çıkarılmalıdır. Eski kanal içi dolgu kök ucuna kadar iyivce çıkarılmalıdır. Kanal içi %5 lik NaOH (Sodyum Hipoklorit) ( Seyreltilmiş Çamaşır Suyu) ve %2 lik KlorHeksidinli solusyonlar ile kimyasal...
Kanal İçi İlaçların Etki Gösteremediği Durumlar

Kanal İçi İlaçların Etki Gösteremediği Durumlar

Kanal İçi İlaçların Etki Gösteremediği Durumlar Bakteriler uygulanan kanal içi ilaçlara karşı direnç gösterebilir Bakteri hücreleri kanal içi ilaçların ulaşamayacağı anatomik yapılara yerleşebilir, Kanal içi ilaçların etkisi dokular, bakteri hücreleri ya da onların yan ürünleri tarafıdan nötralize edilebilir. Bu durumlarda kanal içi ilaçların etkinliği azalmaktadır. Kanal içi ilaçlar kök kanal sisteminde bakterilere ulaşacak ve onları öldürecek kadar yeterli süre kalmadığında ve bakteriler çevresel değişikliklerden sonra gen dizilimlerini değiştirerek ve zor koşullarda yaşayabildiklerinde kanal içine uygulanan ilaçlar yeterli etki gösterememektedir....

Pin It on Pinterest